Kali Rind etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kali Rind etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2012 Salı

Diri Olanın Alametleri // Kali Rind

DİRİ OLANIN ALAMETLERİ


 

1

Etrafımızı bir korkaklık dinginliği, zavallıca bir maneviyat; etrafımızı hayatı bir elmayı keser gibi ikiye ayıran soysuzların kullandığı meyve bıçakları sarıvermiştir (Cengâverlerin kılıçlarını göremiyoruz). Din oyuncaklarıyla ahlak tezgâhları açılmış, Ukaz Panayırında çığırtkan seslerle, alınıp satılan değerlerin sıradanlığında, yaşamı yavan ve köhne kılan zayıf mutluluklar, daha doğrusu mutluluk kılığındaki çıkarlar uğruna alış veriş yapılmaktadır. Tüccarların pazarındayız uzun zamandır.

2

Ölüler ve diri olanların en büyük savaşı başlamıştır.

3

Diri olanın kudretini kullanacağı iki köhne olgu; 1.Metafizikten ayrıştırılmış  fizik ki bu, her şeyi madde olarak gören, mana fakiri gözlerin incelikten yoksun, tıngırdayan boş tenekeli var oluşlarının kaynağıdır; Ve 2. Fizikten ayrıştırılmış metafiziktir ki bu, köleliklerini din kılığına sokmakla yetinmeyip ikiyüzlü ahlakın arkasına sığınan, hayata pusu kuran sinsi leş yiyicilerin varoluşudur.

Diri olanın sözü şu olacaktır: “Bu dünya başka dünyaların metafiziğidir!” Öyleyse bu fiziğin kendisi aynı zamanda metafiziktir ve tersi de doğrudur!

Ne mutlu ona ki mucizelerinin yaratıcısıdır! Ne mutlu ona ki başkalarının mucizelerine gereksinim duymaz! Ne mutlu ona ki mucizenin kendisidir! Kurtarıcı beklemez.

13 Kasım 2012 Salı

Ahmaklık Tesellisi // Kali Rind


Mürekkep hokkasına daldırdı tüylü kalemini yazarımız, 
Kayd-ı hayat defterinde geçti adımız

Okuduk cismi, gülen ve ağlayan gözlerimizle

Lakin bakmadık kendi sahifemize…

 
Yahut bir ev verilmiş ezelden ebede bize
Ne ki, indirmişiz nesne peçesini yüzümüze

Tuttuk, her cismini koyduk varlık kesemize

Soyan da soyulan da bizdik, körlük bizde!

 
Göz kendini göreydi, el kendini tutaydı
Koyuna gülen keçi kendi kıçına bakaydı!

Der miydi "ahretlik! Kuyruğunu sallarken gördüm avret yerini"

Güler miydi, görmeden kendi edep mahallini!


Kali Rind 


http://kalirind.blogspot.com/

15 Ekim 2012 Pazartesi

Sevmiyorum // Kali Rind

Sevmiyorum
1
SEV SEV SEV diyorlar…
Sevgi bir buyruk değildir! Kendime dönüp, kendimi görmektir, bilmektir…
o yüzden samimiyetimdir kendime, itirafımdır, temennimdir, o yüzden…

2
Sevmiyorum kaypak insanları, ağzımdan dökülen karanfil yapraklarına ağzı açık bakanları mesela… Sonra aynılarının kirli sözcüklerimden tiksinen yüzlerini sevmiyorum. Gül dediğimde dikenlerimi görmeden gelenleri, dikenlerimi gösterdiğimde dökülenleri mesela…
Sevmiyorum rahle-i tedrisatlarında, suni beşer hafızasında otuz birlerinden yenilmez çıkanları, kirliliği kendi dışlarında tasavvur edip ak olanları, edepli olanları…
Dibe batanları sevmeyen grostonluk ticaret gemilerini sevmediğim gibi… Denizaltıların dibe çekici maharetini lanetleyenleri ki o denizaltılarını üreten bütün malzemeleri, sırf ticaret olsun diye su üstünden taşıyıp dururlarken…
Çöllerde hiç dolanmamak, hiç kaybolmamak düşüncesiyle beslenen ince fikirleri, evlerinden dışarı çıkmayanları, kendi suni vahalarında cennet rüyalarına, hülyalarına yatanları…
Sevmiyorum, bir kadının peygamberine hasretle dokunuşunu gören edep dillerinin “ bu edepsizliktir” diye sayıklayan edipsizliklerini, dipsizliklerini, ‘o orospu değil midir’ diye başlayan cümlelerini mesela…
‘Şu sevgisizliğim onlarda yeşermesini beklediğim sevgi içindi’ diyen kendimi, ara sıra sevmediklerime benzediği için sevmiyorum ben.
3
Her sevme, sevgiye hizmetçilik etmez, bazı sevmeler ona efendilik taslar.

Kali Rind