Gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ocak 2013 Çarşamba

Gece 54. // Bilge Karasu

İnsanlar, elden geldiğince daraltılmış bir ahlâklılık alanının sınırlarını aşmamalı, gönüllerinin istediğinini yapamamanın erdemine inanmalı. Ancak böyle sıkışmakla düşmanlarını, içlerindeki kurtları görüp tanırlar, onlara karşı gerçekten savaşırlar.
Bir temizlik gerek. Hareket'in ilk amacı bu. Bu temizlik yapılmadan başka işler, nasıl olsa, gerçekleştirilemez. Bu temizlik, herkesi şuna inandırabilmeli: İçimizdeki kötüler, bozuklar, düşmanlar, ne ölçüde, ne çapta temizlik yapılsa gene de kolay kolay tükenmez; gene de pusuya yatıp uyuştuğumuz, aldırışsızlık ettiğimiz bir anı beklerler. Ondan ötürüdür ki sürekli bir uyanıklık içinde bunların en küçük kımıltısını bile gözden kaçırmadan beklemeliyiz.
R.'nin, şehrin dışında, oraya girip çıkanlardan başka kimsenin bilmediği bir yer olması, oraya girip çıkanları aldatmamalıydı. Ayrıcalıklı yaratıklar sanıyorlar kendilerini. Üç dört olasılık düşünebiliyorum. Ama hepsi, onların, oraların bastırılmasıyla sonuçlanacak. Çıkacak patırtı da, Hareket'in her şeye el koymasına doğru atılmış en kesin adımla yatıştırılacak. Tarihi, onların sandığı gibi değil, bizim karar verdiğimiz, önceden yazdığımız biçimde gerçekleştireceğiz. Ama temizlik bitmeyecek.
Günün birinde bu temizliğin ucu bize dayanırsa, kendilerine hazırladığım temizlik karşısında ancak şaşkınlık gösterecek kadar vakit bulabilirler o temizlikçiler. Ancak o kadar vakit bulabilirler!

15 Aralık 2012 Cumartesi

Birey // Hegel

1. Çeviri

Kendini kuran bireyin devinimi .... gerçek dünyanın oluşumudur

2. Çeviri

Kendini kuran bireyin devinimi .... modern dünyanın oluşumudur.

Hegel 


(Gece / Giriş - Bilge Karasu)

29 Kasım 2012 Perşembe

İyi Geceler // Pablo Neruda

"Sırf biri iyi geceler demediği için iyi geçmeyen geceler vardır."

P. N.

27 Ekim 2012 Cumartesi

Gece 19. // Bilge Karasu

19.
Adamların yerlerini bulmaları, almaları uzun sürmedi. Şimdi kıpırsıtız bekliyorlardı. Bir uçtan “Gündüz" diye bir ses çıktı bütün ağızlardan. Karşı uçtan, hep bir ağızdan “Gece” diye karşılık verildi. Bu sözler kafamı bir daha karıştırdı.
Sonra silahlar teker teker kalkmağa başladı.
Önümdeki ağaç gövdesi koyu kahverengiydi. Sırtımdaki giysi kurşun rengi. Yapraklar hışırdıyordu. Gökyüzü ile yeryüzü arasında hava cam duruluğundaydı. Sessiz, dumansız silahlardı bunların kullandığı. Ağır ağır, teker teker, adamlar yere düşüyordu. İki uçta da. İki yanın ölülüleri, arkadaki küçücük bir yapının damı üzerinde ışıklı, kocaman sayılarla belli ediliyordu.
Herkesin düşmesini beklemeden kaçtım oradan.